Bir de yasal tarafı: sabit ve belli boyu geçen bıçağı şehirde üzerinde taşımak sıkıntı olabiliyor, kamp çantasında kılıfında dursun, cebe koyup dolaşma. Doğada sorun yok ama yol kontrolünde açıklaması zor olmasın. Küçük detay ama başı ağrıyan gördüm.
Sarıkız tarafı zirve tırmanışı için efsane ama milli park çekirdek bölgesinde gelişigüzel çadır yasak, izin/rehber işi var. Hasanboğuldu ve Şahindere tarafı daha rahat, orada belediyenin/işletmenin kamp alanları var. Manzara isteyen Sarıkız, huzur ve su kenarı isteyen Hasanboğuldu.
Terletir, evet. Membranlı bot su geçirmiyor ama nefes alması da sınırlı, yaz sıcağında dere geçişi olmayan kuru rotada ayağın buğulanır. İdeali: yaz için membransız/hafif, ilkbahar-sonbahar-kış için membranlı. Ama tek botla başlıyorsan membranlı al, yazın kalın yürüyüş yerine hafif rotalarda spor ayakkabı idare eder.
Benimki net bir sahne: ilk defa 2800 rakımda çadırdan sabaha karşı çıktım, bulutlar ayağımın altındaydı ve güneş sırtları teker teker aydınlatıyordu. O an telefonun, mailin, hiçbir şeyin bir anlamı kalmadı. 10 yıl oldu, hâlâ o anı kovalıyorum aslında.
Evet 45 derece ideal, kazığı da ipin geldiği yöne ters eğimle çak (üstü dışa baksın), öyle çekişe karşı kilitleniyor. Dağda tirfil olduğu için biz genelde büyük taşlarla da destekliyoruz gerdirmeleri. Bir de rüzgar tahmini varsa çadırı doğal siperin (kaya, çalı, tümsek) rüzgaraltına kur.
O bütçede ‘su geçirmez, ömür boyu’ bekleme ama sezonu kurtaracak seçenek var. Öncelik: taban sertliği ve bilek desteği. Selin, çoğu acemi hafif tabanlı ‘outdoor görünümlü’ spor ayakkabı alıp aynı hataya düşüyor. Yerli üreticilerden orta seviye modeller o bantta iş görür, membranlı olanı seç.
Baran’in dedigi cok dogru, uzun trek yaparken panelin agirligi ve sarj icin beklemek bir yerden sonra yuk oluyor. Ama sabit kamp kurup birkac gun ayni yerde kaliyorsan panel keyifli. Bir de sogukta powerbanklerin kapasitesi ciddi dusuyor, kis kampinda yaninda tut, disarda birakma.
Iki iyi soru. Filtre bir kez donarsa icindeki lifler catlar ve artik guvenli saymazsin, kisin kesinlikle koynunda/tulumda sicak tutacaksin. Bulanik suda evet tikanir; once suyu bir bez/bandanadan suzup cok kaba tortuyu al, sonra filtreden gecir, omru uzar. Cok bulanik/durgun su icin filtreye guvenme.
Uzun trekte ben pipet/pompali filtre kullaniyorum (0.1 mikron). Bakteri ve protozoayi tutuyor, akan berrak dere suyu icin fazlasiyla yeterli. Avantaji: aninda iciyorsun, beklemek yok, tat degismiyor. Dezavantaji: virusu tutmaz ama Turkiye dag derelerinde virus riski dusuk, esas dert bakteri ve giardia.
1.88 boy sorunu bende de var 😄 Cloud Up 2 yerine 3’ünü aldım, tek kişi bile olsan boy uzunsa 3 mantıklı. Ağırlık farkı 300gr, değer.
Aladağlar +1, hem tırmanış hem astrofoto. Ama telefon çekmiyor çoğu yerde, offline harita indir, konumu önceden ayarla.
Emre eline sağlık. Deniz Gölü kampı efsane manzara. Ben geçen ağustos gittim, gece -2 gördük, uyku tulumu comfort -5 olsun kesinlikle.
@fotografci_kaan bel kemeri en önemli, yükün %70’i belde taşınmalı omuzda değil. Sırt uzunluğun çantayla uyumlu olmalı (S/M/L beden var). Mağazada yükle dene, 15dk gez, vurmuyorsa al.
Kaan 2-3 gün için 50L tatlı nokta. 40L kışın tulum+mont sığmaz, 60L’yi de gereksiz doldurursun (boşluk varsa doldurma eğilimi 😄). Fotoğrafçıysan 55-60L mantıklı, ama sırt sistemi iyi olsun.
Comfort/limit farkını tam bilmiyordum, teşekkürler. 3 mevsim için comfort 0 civarı sentetik alayım galiba, garanti olsun.